Memleketin birinde güzel fakat güzel olduğu kadarda kibirli bir kız yaşardı.Onu seven genç biri vardı.Gencin tüm ısrarlarına rağmen kız onun sevgini kabul etmiyordu.Aslında o da seviyordu fakat daha iyisi çıkar diye karşısına genci ret üstüne ret ediyordu.Genç bu duruma dayanamaz ve yaşadığı yerlerden ayrılır. Yıllar geçmiştir aradan.Genç merak eder ve gittiği yerlere yeniden döner kızın yaşadığı yeri öğrenir.Bir sabah seherinde kapıdan epeyce yaşlı hafif kambur bir adamın çıktığını görür , adam gider.Genç evin kapısını çalar.Kapıyı açan sevdiği kızdır.Yıllar hiçbir şey götürmemiştir sevdiğinin güzelliğinden.Her neyse bunlar hal hatır kelamından sonra eskiyi konuşurlar.Delikanlı kıza evlenip evlenmediğini sorar.kız evlendiğini söyler ve kocasının resmini gösterir.Resimdeki adam delikanlının gördüğü yaşlı adamdır.Delikanlı neden böyle oldu ki der.Sen güzel bir kızdın bu nasıl oldu der.Kız delikanlıyı bir bahçeye götürür.Bana bu bahçedeki en güzel gülü getir fakat seçim yaparken asla ardına bak der.Delikanlı tam bir gülü koparacakken bir sonraki gülün daha güzel olduğunu görür.Bakar ki bir diğeri güzel dediğinden daha da güzel.İlerledikçe her bir gülün diğerinden daha da güzel olduğunu görür.En sonunda bahçenin sonuna gelir ve solmuş kurumuş bir gül görür.Geriye dönüp bir öncekini alamaz mecburen en kötü gülü koparıp kıza götürür.
Kızın sözleri gerçektende can alıcıdır.
- Anladın mı? Ben her zaman bir sonra ki kısmetim bir öncekinden daha güzeldir diyerek tüm fırsatları geri çevirdim.Senin en kötü gülü bana getirdiğin gibi bende kala kala en kötüye kaldım deeeeeer.