Geceyi gündüze katarak yıllar yılı arar dururum seni. Ruhum fırtınalarla, yağmurlarla, depremlerle sarsılırken, senin geçtiğin patikalarda izlerini keşfediyorum. Ama sen yoksun. Hiçbir yerde görünmüyorsun. Bulduğumu sandığım anda kayboluyorsun! Yıllar var ki bütün varlıklardan sana pay çıkardım. Bir dünyasın. Dünyanın içindeki dünyamsın. ""Beni bana sunan resmimsin.""
Nerelere gidersem gideyim, neyi okursam okuyayım, kimi görürsem göreyim, hangi şarkıyı dinlesem dinleyeyim yalnızca sen varsın. ""Sana ulaşabileceğim ümidiyle yaşıyorum yarınlarda ve ne zamanki yalnızlığa gömülürsem işte o anlar seni en çok aradığım zamanlardır.""
Bütün gülmelerim, nefretlerim, sevinçlerim, aptallıklarım hep sensin, hep sen olacaksın. Dünyamsın. Dünya neyden oluşurdu ki? Yaşanılan anlar değil miydi? ""Ve senin yüreğine seslenerek, emir değil, yakarışla NERELERDESİN?""
Seni en çok gökyüzüne benzettim, uçan kuşlara bakıyorum yüz yıllardır. Ola ki onların gittiği yerlerdesindir. Simurg değildir o kuşlar. ""Onlar benden aldıkları bir iç çekişle gün be gün sana ulaşmaya çalışıyorlar ama sen ya gökyüzünün en uzaklarında ya da yerin en derinliklerinde saklanmış mücevher gibi gizlenmiş duruyorsun."" Ve sanma ki bu arayışı bitireceğim yahut yorulup vazgeçeceğim. Asla vazgeçemeyeceğim bir arayıştır benim seni aradığım. ""Tanrıya yalvararak VAZGEÇMEYECEĞİM!""
Uğradığım her kentte seni sordum. Gördüğüm bütün simalarda seni aradım. Kapıların her zil çalışında seni yaşadım. Gezdiğim bütün kaldırımlarda senin ayak izini aradım. Ah! Diye hiçbir zaman üzülmedim. Of! Çekmedim. Kimseye dert yanmadım. Kimseyi derde sürüklemedim, çünkü bir arayıştı benim emeğim. ""Ve emeğimle kutsallaştırdığım aşk ile var oldukça yürüyeceğim sana doğru."" Seni daha binlerce yıl arayacağım. Yorulmak nedir bilmem. Artık açlığı bile unutuyorum. O en zaruri ihtiyaçları bile gereksizlik olarak algılamaya başladım; uyumakmış, eğlenmekmiş, yemekmiş umurumda değil.
Karşılıksız arayıştır benimkisi, ""Ben sana bir tek sana ulaşacağım tertemiz olan düşlerimle yalnızca sana ULAŞACAĞIM!""
Sana ulaşmaya çalıştığım her an içimdeki ve dışımdaki kötülükler, kötümserlikler bir bir kayboluyor. İyi olan her şey ile sana geliyorum. Seni bulmak için bütün zamanı seferber ediyorum. Biliyorum; asla sana dokunamayacağım, işte aradığım o sendeki ve bendeki saf, çıkarsız bir yakınlaşmadır. ""Yakınlaşmadır senin tenine dokunuşum ve ulaşmadır.""
Bir zamanlar uçsuz bucaksız gökyüzünde uçarken yaralanıp yere düşen kanadı yaralı bir kuşa bakmaktır ve o bakma anındaki en ideal, en harika, en güzel düşlerle zihne gelen mutlu bir acımayla yakınlaşmaktır sana ulaşmak ve ulaşabilmek; ""Benim sendeki KENDİMDİR!""
İsa"nın kasesine, Tanrının yüzüncü adına, tarihin ilk yıllarına ulaşmaya çalışan o insanların istediğinden kat kat daha çoktur sana ulaşma istediğim. Gezginleri hiçe saydım, Mecnun"u, Ferhat"ı, Mem"i arayışımda bir rehber olarak değil, sadece ve sadece bana destek olacaklarını düşünerek yola çıktım. Bu yol ki benim ruhumla, yüreğimle sana gelebilmek için döşenmiştir. Ne kadar uzaklarda olsan da, sana o kadar çok ulaşabiliyorum ve her yakınlık senin biraz daha uzaklaşmandır benden. ""Dünyamla beraber geçmişimi, geleceğimi ve kendimi sana BAĞIŞLADIM!""
Nerelerdesin! Hangi acımasız diyarlardasın? Beni, sesimi, yakarışlarımı, yalvarışlarımı, mücadelemi, dirençliğimi duyabiliyor musun, hissedebiliyor musun? Kaç mevsim geçti, nice baharlar geçip gitti. ""Ne çok âşıklar, çizerler, yazarlar, liderler terk edip gitti bu diyarları, hiçbiri ve hiç kimse benim sana ulaşmak için yaptıklarımı ne anlayabildi, ne anlamak istedi, ne de yapabildi.""
Sana elbet bir gün belki de bir yüzyıl sonra ulaşabilirim ama unutma ki ulaşabilmem sadece o arayışı ve yakınlaşmayı yaşamaktır; ""Çünkü sen tıpkı bir GÖKKUŞAĞISIN! Yakınlaştıkça sana bir o kadar da uzaklaşıyorsun ve sen benim sadece benim gökkuşağımsın
Uğur Hanbey Aladağ - Music
ugurhanbey@hotmail.com